a

Web 3.0

Web 3.0

Ve yeni bir çağın temeli olan web 3.0 ile ilgili çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.

Önce web 3.0 ne demek onu anlamamız gerek. 1995 de web 1.0 piyasaya sürülmüştü. Daha öncesi olsa da somut olarak Windows 95 ile PC olup evimize girmiş, herkesin kullanımına açılmıştı. Web 1.0 neydi biraz inceleyelim. Kullanıcılar sadece okuyabiliyor, görebiliyor ve duyabiliyordu. Yani insan edilgendi. İnsanın fıtratında eğer okuyup görüp duyuyorsa, yazmak, görünmek ve seslenmekte vardı. Bu ihtiyacı bilen dijital mühendisler harekete geçti.

Web 2.0’de artık yazıyor, görünüyor ve konuşuyorduk. Dolayısıyla web sitelerinden sosyal medya sistemine geçiş yaptık. Web 2.0 bir çok sektörü bitirdi. Mektup atmayı, telgrafı, telefon etmeyi, telefonlardaki kısa mesajları tamamen gereksiz hale getirdi. Ulusal devletler bu gelişmeyi anlayamadı. Hatta kendisi sistemin ülkesinde kurulması için yatırım da yaptı. Öyle ki, gelişmişlik düzeyini satılan akıllı telefon, ve laptoplarla ifade eder oldular. Oysa sistemin kurucularına hizmet ediyorlardı.

Şimdi de sistemi bir sonraki aşamaya taşıyorlar. Web3.0’la ilgili yoğun çalışma devam ediyor. Merkezi bu sefer Batıda değil. Çin’de geliştirilip dünyaya pazarlayacaklar. İnsanlık şu anda bunu dört gözle bekliyor. 5G internet sistemiyle gelecek olan web 3.0 artık tüm eşyaları çöp edecek. Büyük sıfırlama da (Bigreset) böylece gerçekleşmiş olacak. Çünkü her eşyada kamera, ses, dokunma be koklama sistemi olacak. Yani her şeyin gözü, kulağı ve burnu standart hale gelecek. Giydiğimiz kazaktan ayakkabıya kadar göz, kulak ve burun konulacak.

İyi de böyle olması ne işe yarayacak. Web 3.0’da 5D olacak. Yani görüntüde derinlik genişlik, uzunluk, koku ve dokunma hissi de verilecek. Sistem sizin kokunuzu kaydedecek, görüntü ve sesinizle eşleştirecek, teninizin pürüz düzeyini de hesaplayıp dokunma hissini de sağlayıp öyle karşı tarafa aktaracak. Aynı şekilde sana gelecek. Anlık etkileşim de sağlanmış olacak.

İyi de bu bize ne getirecek? Bu sistemin temelini blockchain oluşturacak. Artık şehirler köyler kasabalar ülkeler sanal olarak kurulacak. Bugünkü devlet sistemi etkisiz haline gelecek. Çünkü her sitenin kendi kripto parası bayrağı ve kuralları olacak. İnsan Adana’da yaşarken Tokyo da iş yapabilecek.

Şöyle düşünelim. Sanal İstanbul şehri kurulacak. Kadıköy Boğa heykelinin karşısındaki dükkanı satın alabileceksin. Orada tekstil ya da manav işletebileceksin. Hatta restoran dahi işletebileceksin. Sanal gerçeklik sistemiyle restorana varıp sipariş vereceksin. Ücretini ödeyip yemeği bekleyeceksin. Yemekte sana gelecek. Yani hizmet sektöründe perakende dükkanlar marketler ve mağazalar bitecek. Yerine depolar, kargolama ve tedarik zincirleri gelişecek.

Mal üretiminde de ciddi dijitalleşme olacak. Örneğin tarlanı gitmeden traktörle sürüp ekebileceksin. Üretimle ilgili her şeyi dijital ortamda yapabileceksin. Ancak bu tür işleri eskisi gibi herkes yapamayacak. Başta yatırım gerekecek. Bu yatırımı bireyler yapamayacağına göre şirketler üstlenecek. Şirketler de Küreselcilerin elinde olacak. Artık devlet değil şirketler yönetecek dünyayı. Yani egemen güç şirketler olacak. Güvenliği dahi yapay zeka ile sağlayacaklar. Örneğin günlük kişi başına trafikte on hata yapma izni verecekler. On hata yaptığında araban kilitlenecek. Sistem seni görecek ve puanlama sistemiyle karar verecek.

Öyle ki İstanbul, Ankara gibi şehirlerin sanalı kurulacak ve siz hangi şehirde yaşamak istiyorsanız oraya gelmeden sanal gerçeklik ortamında kendinize büro kurabileceksiniz. Hem ürün satıp hem de ürün alabileceksiniz. Ancak insan gerçekte o şehirde yaşamadan bu işi yapabilecek. Bu neyi getirecek, paralel bir şehir kurulacak. Bu şehrin milliyeti dili, parası ve yönetim biçimi örtüşmeyebilecek. Dolayısıyla insanlarda aidat duygusu kalkacak. Hani beylik laflarımız var ya. “Ben dünya vatandaşıyım” gibi ifadeler gerçek olacak.

Paralel şehirlerden paralel ülkeler ve paralel dünya ortaya çıkacak. Bu standartları da Çin koyacak.

İlk olarak, 2013 yılında www.coskk.org.tr sitesini hazırlayıp yayınlayan Tamer Tunç kardeşimiz kripto para sistemini web’e yerleştiren kişidir. Kripto para sistemi henüz hiç gündemde yokken gündemimize getirip sitemize kripto para sistemini kurmuştu. Tamer Beye selam olsun.

O halde neler yapılmalı? Biraz sesli düşünelim:

1. Türkiye olarak Milli Eğitim Bakanlığı acilen Talim ve Terbiye Kurulunu toplayıp bu konuyu masaya yatırması gerekiyor.

2. Dijital sistemin temeli, veri ve yapay zekadır. Eğitim ve öğretimi Veri üretimi, yapay zeka kullanımı ve analitik düşünce geliştirme üzerine yeniden konumlandırılmalıdır.

3. Ulus devlet olarak kalmak istiyorsak Türk birliğiyle birlikte kendi web sistemimizi üretip kendi standartlarımızı oluşturmalıyız.

4. Rusya uydu vuran silah üretti. Bir de uyduyu vurdu. Yarın bizim Türksat uydumuzu vurursa bir uçağımız havalanmaz, siha ve ihalarımız çöp olur. Onun İçin Genelkurmay bununla ilgili tedbir alması gerekir. Türksat uydumuzu Fransızlarla yaptığımızı unutmayalım. Yani eğitimin alt yapısını uyduya dayandıracaksak dikkat etmeliyiz.

5. Öğretmen yetiştirme sistemimiz değişmeli. Veri üreten ve veri üretmeyi öğreten, yapay zekayı kullanabilen ve analitik düşünebilen ve öğretebilen öğretmenler yetiştirilmelidir.

6. Ticaret ve sanayi bakanlığımızın gözü, kulağı, burnu ve dokunma hissi olan ürünlere yatırım yapılması için teşvik vermesi gerekir. Yepyeni bir pazar ortaya çıkacak.

7. Tüm kurum ve kuruluşlar bu duruma hazırlık yapmalıdır.

Web 3.0 da görüşmek üzere selamünaleyküm kardeşim esen kalın.

Oktay YELLİKAYA
ÇOSKK Genel Başkanı
26 Kasım 2021

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

HIZLI YORUM YAP