DOLAR

8,2915$%0.25

EURO

10,0232%0.14

STERLİN

11,5499£%0.22

GRAM ALTIN

485,13%0,54

ÇEYREK ALTIN

7.515,81%0,25

TAM ALTIN

7.515,81%0,00

BİTCOİN

469529฿%-1.85571

a
editor izmir

editor izmir

01 Mayıs 2021 Cumartesi

90’lı yılların hit parçalarını sizler için derledik

90’lı yılların hit parçalarını sizler için derledik
3

BEĞENDİM

ABONE OL

90’lı yılların unutulmayacak hit parçalarından oluşan Türkçe Pop Müzikleri sizler için derledik… 

Soundcloud sayfamızı ziyaret ederek dinleyebilir, sonraki düzenlemeler için sayfamıza abone olabilirsiniz.

 

Devamını Oku

Aprilia RS 660 Türkiye’de ön satışa çıktı

Aprilia RS 660 Türkiye’de ön satışa çıktı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hem günlük kullanım hem de pist kullanımını rahatlıkla karşılayacak şekilde tasarlanan RS 660, sadece 183 kg ağırlık ile son derece hafif bir yapı kullanıma sunuyor. Üçü günlük kullanım, ikisi ise pist kullanımları olmak üzere 5 farklı sürüş modu bulunan Aprilia RS 660, heyecan verici tasarım dili ve sahip olduğu üstün elektronik teknolojisiyle ilk bakışta dikkatleri üzerine çekiyor. Gücünü markanın gelecekteki modellerinde de kullanılacak yeni 100 HP’lik 660 cc çift silindirli motordan alan RS 660, 10.500 d/d’de 100 HP güç ve 8.500 d/d’de 67 Nm tork üretiyor. Ülkemizde ön satışa sunulan RS 660, genç ve dinamik karakterini çok özel bir renk olan Acid Gold ile tamamlıyor.

Aprilia, yeni nesil motosiklet kullanıcılarının eğlence, kolay kullanım ve tatmin edici performans yönündeki taleplerine yanıt niteliğindeki motosiklet serisinin ilk üyesi RS 660’ı tanıttı. Yeni 100 HP’lik 660 cc paralel çift silindirli motorla donatılan Aprilia RS 660, heyecan verici tasarım dili ve ileri teknolojisiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Mükemmel bir güç-ağırlık dengesine sahip olan RS 660, sportiflik kavramını yeni bir seviyeye çıkartarak adeta gelenek ve geleceği buluşturuyor. RS 660, kolay kullanımıyla yol kullanımına uygun olduğu kadar gerektiğinde heyecan uyandıran pist deneyimlerini de destekliyor. Bu özellikleri herkes için erişebilir şekilde sunan RS 660, Aprilia değerlerini bünyesinde barındıran, renginden tasarımına ve teknolojisine kadar benzersiz olan son derece özel bir konsept olarak motosiklet dünyasına yeni bir soluk getiriyor.

Aprilia’nın yarış deneyimleri RS 660’a aktarıldı

RS 660 bu sınıfta ilk kez Aprilia’nın yarış deneyiminden elde ettiği üstün teknik özellikleri bünyesinde barındırıyor ve bu teknolojileri cadde kullanımına sunarak sürüş keyfini daha da ileriye taşıyor. Üstün sürüş keyfinin anahtarlarından birini ise hafif yapı oluşturuyor. RS 660 sadece 183 kg ağırlık ile son derece hafif bir yapı kullanıma sunuyor. Gelişmiş APRC elektronik sürüş destek sistemleri ise bu yapıyı tamamlıyor. Aprilia RS 660, dikkat çekici tasarımıyla da öne çıkıyor ve gelecekteki Aprilia spor motosikletlerinin görünümüyle ilgili fikirler veriyor. İki ana far ile gündüz farlarından oluşan üçlü LED far grubu karakteristik bir görünüm sergiliyor. Gündüz farlarına entegre edilen sinyal lambaları burun tasarımının daha kompakt görünmesine katkı sağlıyor. Işık sensörü sayesinde ortam karardığında farları otomatik olarak açarken, panik frende dörtlü flaşörler otomatik olarak yanıyor. Viraj aydınlatması ise dönüşlerde ilgili tarafın daha iyi aydınlatılmasını sağlayarak sürüş güvenliğini daha da arttırıyor.

Entegre aerodinamik çözümlere sahip çift granaj ile donatılan RS 660, bu yenilikçi uygulamayla Aprilia’nın aerodinamik araştırmalara vermiş olduğu önemi de ortaya koyuyor. Son derece hassas bir çalışmanın ürünü olan iki boyutlu yüzey uygulaması tasarım ile fonksiyonelliği birleştiriyor. Çözümün verimliliği CFD (Bilgisayarlı Akış Dinamikleri) yazılımlarıyla analiz edildikten sonra rüzgâr tünelinde test edildi ve son olarak hem yol hem de pist ortamında gerçek sürüş testleriyle teyit edildi. Söz konusu teknik yarış dünyasından aktarıldı. Gövde granajı iki görevi yerine getiriyor. Bir yandan yüksek hızlarda sürüş dengesini optimize eden granaj, motor ve radyatörden çıkan sıcak havayı yönlendirerek sürücü konforunu da arttırıyor.

Sürüş pozisyonu günlük kullanıma da pistlere de uygun

Son derece ergonomik bir yapı sunan Aprilia RS 660’ta sürüş pozisyonu, günlük kullanım ve sportifliğe uyuyor. Her yönüyle sürüşe hâkim olan sürücü aynı zamanda abartılı kambur durmak zorunda kalmadığı için konforlu bir sürüş de yaşayabiliyor. Böylece RS 660, günlük kullanım, uzun yolculuklar ve pist için olmak üzere farklı kullanım amaçlarını en iyi şekilde destekliyor. Sele son derece rahat ve konforlu bir dolguya sahip. Ayakların yere temasını ve manevraları kolaylaştırmak için selenin yanları inceltilmiş durumda. Cömertçe boyutlandırılan sele pedinin tasarımı V4 ailesinden alınıyor. İsteğe bağlı olarak tek koltuklu bir kuyruk da tercih edilebiliyor. Egzoz borularının motorun altına yerleştirilmesi yolcu ayak dayama yerleri için daha fazla alan sunuyor. 15 litre kapasiteli yakıt deposu gövde tarafından korunacak şekilde gövdeye entegre edilirken, aynı zamanda ergonomik tasarımıyla sürücünün motosikletle kucaklaşmasına da izin veriyor. Aprilia spor modellerinin geleneklerine uygun olarak RS 660’’ta da aynalar, yolcu ayaklıkları ve plaka tutucular gibi pist kullanımda fazlalık olabilecek donanımlar hızlı ve pratik bir şekilde sökülecek şekilde tasarlanıyor.

RS 660, dökme alüminyum şase ve salıncak ile markanın geleneğini sürdürüyor ve motosiklet dünyasına yön vermeye devam ediyor. İskeletin boyutları üstün sürüş dinamiklerini ve çevikliği destekliyor. 1.370 mm dingil mesafesi ve gidon kafasının 24,1° açılı eğimi sayesinde RS 660, üstün yol tutuş özellikleri ve son derece dengeli bir sürüş sunarak sınıfında standartları belirliyor. İskelet, direksiyon kafası bölgesinden ve arkadan vidalanan iki yan kirişten oluşuyor. Motorun taşıyıcı eleman olarak kullanılmasıyla kompakt, hafif ancak sağlam bir yapı elde ediliyor. Şasiyi daha da hafif ve daha rijit hale getirmek için, salıncak doğrudan motora yönlendiriliyor. Aprilia RS için tipik bir teknik seçim olan bu monoblok bir yapı ve optimum tutuş için gerekli olan uzunluğu sağlıyor. Özel bir teknikle monte edilen ayarlanabilir amortisör herhangi bir ek bağlantıya gerek kalmadığından ağırlığı azaltmaya yardımcı oluyor.

Üst kalitede fren ve lastik eğlenceyi artırıyor

Aprilia tasarımcıları, dönüş yarıçapını çok düşük tutarak günlük sürüş kolaylığını arttırırken, aynı zamanda hem yol hem de pist kullanımı için gerekli rijitliği sağlamak üzere şaseyi tasarlarken gidon kafası bölgesine özen gösterdiler. Bu kapsamda, şasiyi 41 mm’lik Kayaba ters çatal tamamlıyor. Sportif ve performanslı sürüşleri desteklemek üzere Brembo imzalı fren sistemi devreye giriyor. Önde bir çift 320 mm çapında çelik disk radyal tipi kaliper ve gidonda radyal ana silindir yüksek performanslı sürüşler de de güvenli mesafede durma olanağı sunuyor. Bununla birlikte, önde 120/70 ZR 17 ve arkada 180/55 ZR 17 ebatlarında Pirelli Diablo Rosso Corsa II yüksek performans lastikleri gerek yolda gerekse de pistte güvenli ve eğlenceli bir sürüş sağlıyor. Üstün yol tutuşu, kıvraklığı ve kompakt yapısı kadar güçlü motoruyla RS 660 özellikle bol virajlı yollarda ve pistte heyecan verici ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor.

Yeni nesil motor gelecek modellerde de kullanılacak

Aprilia RS 660, aynı zamanda tamamen yeni bir motor olan 100 HP’lik 660 cc paralel Twin motoru da görücüye çıkarıyor. Aprilia’nın önümüzdeki dönemde satışa sunacağı motosikletlerde de kullanılacak bu motor, 660 cc paralel Twin-silindir motor 1100 cc V4’ten kaynak aldı. Modern teknolojinin nimetlerinden yararlanan yeni nesil motor kompakt boyutlarıyla dikkat çekerken Euro 5 normunu da karışıyor. Söz konusu mimari kompakt ve hafif yapı için tercih edildi. Genişliği ve uzunluğu azaltılan bir motor emme manifoldu veya egzoz sistemi gibi motor ait yan unsurların düzenlemesi için tasarım özgürlüğü sunuyor. Sadece güç üretimi görevini üstlenmekle kalmayan motor aynı zamanda taşıyıcı unsur olarak şaseyi de destekliyor. Bu yapıda salıncak da yine motora sabitleniyor. Öne doğru eğimli konfigürasyon daha fazla ısı yönlendirmesi sayesinde sürücüye daha fazla konfor sağlarken, aynı zamanda tasarımcılara alanı kullanmak için daha fazla özgürlük bırakıyor. İçinden geçen hava akışlarını hızlandırmayı amaçlayan çift duvarlı gövde elemanlarının da yardımıyla üstün bir soğutma sağlanıyor. Verimliliği üst seviyeye taşımak ve gaz akışını rahatlatmak adına tek parça ve uzun egzoz manifoldları tasarlandı. Bunun dışında ağırlık dağılımını iyileştirmek ve ağırlık merkezini düşürmek için egzoz sistemi motorun altına yerleştirildi.

Yeni Aprilia çift silindirli motor, RSV4’te kullanılan son derece gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındırıyor. Bu sayede, yüksek performans ve yüksek verimlilik seviyesiyle dikkat çekiyor. Silindir kafası, yanma odaları, kanallar, silindirler ve pistonların tamamı V4’ten aktarıldı. Buna bağlı olarak tıpkı 1.078 cc V4 motorda olduğu gibi 81 mm çap değerine ve ayrıca 63,9 mm strok değerine sahip. Uygulanan teknik mimari sahip olduğu hacme kıyasla yüksek piston hızlarını beraberinde getiriyor. Buna bağlı olarak döküm parça veya kalıp gibi bileşenler büyük oranda baştan tasarlandı. Daha sağlam bir yapı elde ederken, motorun genel boyutunu düşürmek üzere yeni motorda krank yatay olarak iki parçaya bölünürken, silindirler üst krank karterine entegre edildi. Pistonun itme kuvveti esnasında iç sürtünmeyi en aza indirmek için silindirler krank mili ile dengeleniyor. Silindir başına dört supaplı motorun iki eksantrik mili yandan zincirle tahrik ediliyor. Mekanik olarak çalıştırılan yağlı çoklu diskli debriyaj, entegre bir destek ve kavrama sistemine sahip.

10.500 d/d’de 100 HP güç ve 8.500 d/d’de 67 Nm tork üretiyor

Yana yatma, hızlanma veya fren olmak üzere tüm sürüş koşullarında optimum yağlama koşulları sağlamak üzere uygulanan ıslak karter yağlama çözümü, aşağıya doğru çıkıntı yapan ve emme portu çevresinde hazırlanan bir yağ karteri içeriyor. Çok daha yüksek hacimli iki silindirli motorlarla kıyaslandığında paralel çift silindirli motor son derece etkileyici bir performans kullanıma sunuyor. Devir kesicinin 11.500 d/d’de devreye girdiği motor 10.500 d/d’de 100 HP güç ve 8.500 d/d’de 67 Nm tork üretiyor. Maksimum torkunun yüzde 80’ini 4.000 d/d’de üreten motor yine maksimum torkun yüzde 90’ını henüz 6.250 d/d’de kullanıma sunuyor. RS 660 ayrıca yeni başlayan veya o kadar da deneyimli olmayan biniciler için 95 HP’lik bir versiyon olarak da sunuluyor. Motorda ayrıca, performans ve hafiflik kadar V-Twin silindirli motora özgü bir karakteristik de hedeflendi. Bu amaçla 270°’lik biyel kollarına sahip supap zamanlaması tercih edildi. Asimetrik yanma ve 270° dengeleme sayesinde V-Twin benzeri performans gösteren ve ses çıkaran düzensiz patlamalar elde ediliyor. Ayrıca, bu tip bir konfigürasyon, tek bir dengeleyici mil ile birinci ve ikinci sıradaki değişken kuvvetlerin kolayca dengelenmesine yardımcı oluyor. Enjeksiyon sistemi, orta ve yüksek devirleri optimize etmek için farklı uzunluklarda giriş kanallarına sahip iki adet 48 mm çapında gaz kelebeği gövdesi içeriyor. Yeni motorun performansı Aprilia V4’ten aktarılan elektronik çözümlerle sağlanıyor. Düşük devirlerde ve optimum tüketim değeriyle akıcı ve canlı bir hızlanma performansı sunan çok haritalı Ride-by-Wire ve elektronik gaz kolu bunlardan bazıları.

Aprilia elektronik teknolojileriyle yine fark yaratıyor

Aprilia RS 660 aynı zamanda gelişmiş performans ve güvenlik hedefleyen elektronik sistemleriyle de öne çıkıyor. RS 660 sınıfının en kapsamlı elektronik donanımına sahip modeli olarak öne çıkmakla kalmıyor, hatta süper bike ligindeki bazı süper spor modeli bile geride bırakabiliyor. RS 660, entegre ivmeölçerler ve jiroskoplar sayesinde motosikletin yola göre durumunu algılayan altı eksenli bir atalet platformuyla donatıldı. Sistem sürücüden gelen girdileri kaydediyor, işliyor ve verileri kontrol parametrelerine müdahale eden kontrol ünitesine gönderiyor. RS 660, performansı desteklemek, sürüş güvenliğini arttırmak ve heyecan verici hale getirmek için aşağıdaki elektronik çözümleri kullanıma sunuyor:

  • ATC (Aprilia Traction Control): ince ve yüksek performanslı müdahale mantığı ile karakterize edilen ayarlanabilir çekiş kontrol sistem.
  • AWC (Aprilia Wheelie Control: Ayarlanabilir tekerlek kontrol sistemi.
  • ACC (Aprilia Cruise Control): Gaz kolunu kullanmadan ayarlanan hızı koruyan sistem.
  • AQS (Aprilia Quick Shift): Gaz kesmeden veya debriyaj kullanmadan yüksek hızda vites değişimini mümkün kılan elektronik şanzıman. Ayrıca debriyaja dokunmadan vites küçültmeyi sağlayan bir vites küçültme fonksiyonu ile de donatıldı. Orijinal aksesuar olarak sunulan yazılım sayesinde, parça değişimi yapılmadan şanzıman pist kullanımı için ayarlanabiliyor.
  • AEB (Aprilia Engine Brake: Yavaşlama için ayarlanabilir motor freni kontrol sistemi.
  • AEM Aprilia Engine Map): Motor karakteristiğini ve motor gücünü üretme şeklini değiştirmeye yönelik farklı haritalama biçimleri bulunuyor.

Üç normal sürüş modu, iki de pist modu heyecan veriyor

Aprilia RS 660, sportif performansından ödün vermeden yolda maksimum güvenliği sağlamak için gelişmiş çoklu haritalı Viraj ABS’si ile de donatılıyor. Son derece hafif ve kompakt sistem; yanal ivme, ön fren koluna uygulanan basınç, yatma açıları, eğim ve sapma gibi çeşitli parametreleri sürekli olarak izleyen özel bir algoritma sayesinde optimize edilmiş fren performansı ve stabilite için fren sistemini yönetiyor. Aprilia, sadece farklı sürüş koşullarında sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak için değil, aynı zamanda daha kolay bir sürüş sunmak üzere beş farklı sürüş modu kullanıma sunuyor. Sürücünün; çekiş kontrolü, tekerlek kontrolü, motor freni, ABS ve diğer ayarlanabilir parametrelerle ilgili en iyi ayarı otomatik olarak elde etmek için ihtiyaçlarına uygun sürüş modunu seçmesi yeterli oluyor. İşe gidip-gelme gibi günlük ortalama sürüşler için “Gündelik”, yine günlük kullanımda biraz daha sportif olmak için “Dinamik” ve elektronik kontrolleri kişiselleştirilme olanağı sunan “Kişisel” olmak üzere yol kullanımı için üç sürüş modu bulunuyor. Bunun dışında pist kullanımı için tasarlanan iki sürüş modu daha bulunuyor. “Challenge”, RS 660’ın pist kullanımlarında tüm potansiyelinden yararlanma olanağı sunuyor. Time Attack ise deneyimli binicinin elektronik kurulumu tamamen değiştirmesine izin veriyor. Elektronik ayarlar, hız sabitleyici ve çekiş kontrol sistemlerini de yönetmek için kumandaların bulunduğu sol taraftaki elektrik anahtarı bloğundaki dört düğmeli bir kumanda üzerinden kolayca yönetiliyor. Ağırlığı en aza indirmek için RS 660, hafif bir lityum batarya ile donatılıyor.

Bağlanabilirlik teknolojisiyle akıllı telefonlar için kolay kullanım

Tam renkli TFT gösterge paneli, çeşitli parametreleri son derece net ve okunaklı bir şekilde gösteriyor. Işık sensörü sayesinde her ikisi de otomatik gece veya gündüz aydınlatmasına sahip olan “Yol” veya “Pist” olmak üzere iki farklı ekran gösterimi bulunuyor. Aprilia’nın akıllı telefonu motosiklete bağlama olanağı sunan multimedya platformu Aprilia MIA çok daha geniş bir işlevsellik seçeneği sunuyor. Akıllı telefonun pil tüketimini en aza indiren Aprilia MIA, gidonlarda bulunan sezgisel kontroller ve sesli komut üzerinden; navigasyon, çağrı müzik gibi fonksiyonları yönetmek için bir bağlantı protokolü sunuyor. Böylece örneğin hedef akıllı telefona girildikten sonra yönlendirme doğrudan kontrol panelinden takip edilebiliyor. Aprilia MIA uygulaması ayrıca tüm seyahat rotalarının kaydedilmesine ve coğrafi referanslı telemetri işlevi aracılığıyla toplanan verilerin daha sonra uygulama üzerinden analiz edilmesine olanak tanıyor.

Acid Gold, Lav Kırmızısı ve Apex Black renk katıyor

1990’larda yenilikçi renk uygulamasıyla siyah ve kırmızı tekelini kıran ilk üretici olan Aprilia, bir kez daha var olan kalıbın dışına çıkarak kuralları yeniden yazıyor. RS 660’ı motosiklet dünyasında bir ilk olan yeni Acid Gold rengiyle pazara sunan Aprilia, sportifliğe yeni bir bakış açısı ve yüksek performanslı spor motosiklet tasarımına yeni bir yaklaşım kazandırıyor. Öte yandan Aprilia RS 660, iki farklı grafik temasıyla daha sunuluyor. Lav Kırmızısı, Aprilia’nın köklü spor geçmişine atıfta bulunan renklerle öne çıkıyor. Mor ve kırmızının kombinasyonu; iki zamanlı motor çağının son gerçek spor motosikleti olan ve günümüzde hala motosikletçiler tarafından sevilen ve koleksiyoncular tarafından çok aranan 1994 Reggiani Replica versiyonundaki RS 250’ye atıfta bulunuyor. Bir diğer grafik tema olan Apex Black tamamen siyah bir görünümle öne çıkıyor. Bu da, Aprilia spor tarihinin bir parçası ve kırmızı detaylarla dikkat çekiyor.

Devamını Oku

Türkiye’nin ilk erkek güzeli Karahan Çantay hayatını kaybetti

Türkiye’nin ilk erkek güzeli Karahan Çantay hayatını kaybetti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

‘Mr.Turkey 95’ yarışmasına katılarak Türkiye’nin ilk erkek güzeli seçilen ve 2000 yılında Tayland’a yerleşen Karahan Çantay, trafik kazasında hayatını kaybetti.

90’lı yılların en ünlü erkek modeli olan Çantay’ın cenazesinin Türkiye’ye nakledilmesi için çalışmalara başlandı.

Tayland’da matematik öğretmenliği yapan Çantay 2015’te İstanbul ziyaretinde şunları söylemişti: “En popüler olduğum dönemde işimi bırakıp gitmek zorunda kaldım. Zamanı gelince konuşurum belki.”

ADI SİBEL CAN’LA AŞK DEDİKODULARINA KARIŞMIŞTI

Karahan Çantay, ODTÜ Matematik Bölümü son sınıfta öğrenciyken ‘Mr.Turkey 95’ yarışmasına katılarak Türkiye’nin ilk erkek güzeli seçildi.

Sibel Can ile ilk tanışması final gecesi oldu. Tacını giydiren Can’ın daha sonra bir klibinde oynadı. Çantay’ın o dönemde Sibel Can’ın Hakan Ural’la olan evliliğinin bitmesine neden olduğu iddia edilmişti.

Devamını Oku

4 yılda 79 bin kilometre pedal çevirerek Türkiye’yi 7 kez turladı

4 yılda 79 bin kilometre pedal çevirerek Türkiye’yi 7 kez turladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ömer Töremen, 4 yıl önce ailevi sorunlar yaşamasının ardından bisikleti ile dolaşmaya karar verdi. Bisikleti ile yollara düşen ve kamp yaparak doğada konaklayan Töremen, zorlu iklim şartlarına meydan okuyarak bugüne kadar Türkiye’yi 7 kez turladı.

Bisikleti ile Türkiye’nin 81 ilini 7 kez dolaştığını ve bugüne kadar 79 bin kilometre yol kat ettiğini söyleyen Töremen, “4 yıldır bisiklet turları yapıyorum. Bu bisiklet turlarım ile Türkiye’yi 7 kez dolaştım. Dört yılda 79 bin kilometre yolu bisikletle pedallayarak gezdim” diye konuştu.

‘Günlük giderim 1-2 lirayı aşmıyor’

Töremen, bisikleti ile başladığı şehir gezilerinin kendinde tutkuya dönüştüğünü anlattı:

“Türkiye’nin 81 ili ile yavru vatan Kıbrıs’ta bulunan 6 il bisikletle gezerek 87 ili ziyaret ettim. Başladığım bu bisiklet turları daha sonra bende bir tutkuya dönüştü. Bisiklet turlarımı tamamen doğada doğal ortamlarda gerçekleştiriyorum. Beslenmemi de yine doğal olarak gerçekleştiriyorum. Doğada bulduğum ahududu, kuşburnu, böğürtlen elma, armut tarzı orman ürünleri ile besleniyorum. Doğadan beslendiğim için dört yıldır geziyorum, günlük giderim 1-2 lirayı aşmıyor. Bu arada hayat standartlarımı da düşürmüyorum. Doğada kendimi deniyorum. Doğal besleniyorum. Maddiyat olarak varlığım var ancak ben bu hayatı tercih ettim.”

‘Bisikletime siyah çekirge ismini verdim’

Kat ettiği 79 bin kilometre yolu aynı bisikleti ile yaptığını söyleyerek kendisine yeni ve donanımlı bisiklet hediye edilmek istediğini, ancak bunu kabul etmediğini belirten Töremen, turlarına ‘siyah çekirge’ ismini verdiği bisikleti ile devam edeceğini açıkladı:

“79 bin kilometredir bisikletimle yol yapıyorum. İmkansızlıklar içerisinde turlarımı yapıyorum. Bana sıfır bisiklet vermek isteyenler de oldu ancak ben kabul etmedim. Bisikletim benim yol arkadaşım. On binlerce kilometredir beni sırtında taşıyor. Bisikletim eski ve şehir içi binilebilecek bir bisiklet. Arazi bisikleti değil. Bisikletime bir de isim verdim. O benim siyah çekirgem.”

‘Psikolojik olarak beni çok rahatlatıyor’

Turlarını pandemi döneminde de hiç aksatmadan devam ettirdiğini kaydeden Töremen, doğada konakladığı için birçok zorlukla karşılaştığını söyledi. Zaman zaman yaban hayvanlarla karşılaştığı belirten Töremen, yaşadığı zorlukları şöyle anlattı:

  • “Doğada konakladığım için bazı zorluklarla da karşılaşıyorum. Gece uyandığımda yanımda domuzların olduğunu da gördüm, tilkilerin ve tavşanların olduğunu da gördüm. Birlikte oturup erzaklarımı yediğimiz de oldu.
  • Turlarımı pandemi döneminde de sürdürdüm. Bu süreçte turuma Ankara‘dan başlamıştım ve şehirlere giriş çıkış yasakları vardı. Turlarımı devam ettirmem gerekiyordu. Bu yüzden turlarımı daha çok köy yollarından, patika yollardan ve ormanlardan sürdürdüm.
  • Sağlığım elverdiği müddetçe turlara devam etmeyi düşünüyorum. Psikolojik olarak beni çok rahatlatıyor. Doğada daha keşfetmem gereken çok şey var. Bu turlarımda bazen beni destekleyen vatandaşlar olurken, benden ürken, çekinen, hatta beni polise ve jandarmaya şikayet edenler de oluyor.”

Töremen, bundan sonraki hedefinin de yine bisikleti ile dünya turuna çıkmak olduğunu, bunun için de gerekli çalışmalara başladığını kaydetti.

‘Yaşadığı bir sorunla bu hayatı seçti, olumsuz bir yaşam, ancak çare bulamıyoruz’

77 yaşındaki baba Halit Töremen ise oğlunun tehlikeli olduğuna inandığı bu turlara son vermesini istediğini belirterek, “Oğlum yaşadığı bir sorunla bu hayatı seçti. Olumsuz bir yaşam, ancak çare bulamıyoruz. Türkiye’yi adım adım bisikletle geziyor. Baba olarak buna dayanamıyorum. O benim ciğerparem. Bu kış şartlarında olsun, yaz sıcaklarında olsun, bir otelde ya da pansiyonda da kalmıyor. Tamamen doğal şartlarla, dışarıda yaşamını sürdürüyor. Senede iki ya da üç defa baba evine uğruyor. Gitmesin istiyorum diye konuştu.

Devamını Oku

Elon Musk bir haftada 27 milyar dolar kaybetti

Elon Musk bir haftada 27 milyar dolar kaybetti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SpaceX ve Tesla CEO’su Elon Musk’ın Mart’ın ilk haftasında 27 milyar dolar zarar ettiği açıklandı.

Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre Mart’ın ilk haftasında, Tesla hisselerinin yüzde 16’dan fazla değer kaybetmesi nedeniyle SpaceX ve Tesla CEO’su Elon Musk’ın 27 milyar dolar kaybettiği belirtildi. Dünyanın en zenginleri listesinde birinciliği, 193 milyar dolar varlığa sahip Amazon kurucusu Jeff Bezos’a kaptıran Musk, 156.9 milyar dolarla ikinci sırada yer alıyor. Öte yandan, hammadde sıkıntısı içine düşmemek için iş adamı Elon Musk hızlı davranarak elektrikli araçlar için gerekli olan hammadde nikel üreten madenlere ortak olmuştu.

Fransa’daki Saint-Senier-de-Beuvron köyü, SpaceX’in ve elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın kurucusu Elon Musk’a ait Starlink şirketinin projesine ev sahipliği yapmak için seçilmişti. 350 nüfuslu Saint-Senier-de-Beuvron köyü ise, Musk’un projesinin köy arazisinde yapılmasını reddetmişti.

Saint-Senier-de-Beuvron Belediye Başkanı Yardımcısı Noemie Brault yaptığı açıklamada, proje hakkında endişelerini dile getirerek, “Projede, bu sinyallerin etkisi hakkında hiçbir fikrimiz yok. Bu bizi endişelendiriyor çünkü sinyallerin insan veya hayvan sağlığı üzerindeki nihai etkilerine dair hiçbir veriye sahip değiliz. Önlem olarak belediye meclisi, projeye hayır kararı verdi” ifadelerini kullandı.

Musk’un Neuralink projesine atıfta bulunan Brault, “İnsanların beyinlerine bir çip yerleştirmek istediğini duyduğunuzda, bu korkutucu” demişti.

Devamını Oku