DOLAR

8,2348$%-0.46

EURO

10,0395%0.2

STERLİN

11,5326£%0.07

GRAM ALTIN

485,53%0,63

ÇEYREK ALTIN

7.515,81%0,25

TAM ALTIN

7.515,81%0,00

BİTCOİN

471520฿%-0.30256

a
Muzaffer Kuzu

Muzaffer Kuzu

01 Mayıs 2021 Cumartesi

Parpali Cup Oyuncu Ödül Paraları Nerede?

Parpali Cup Oyuncu Ödül Paraları Nerede?
4

BEĞENDİM

ABONE OL

26-30 Ağustos 2019 tarihleri arasında Arhavi Tenis Kulübü sponsorluğunda organize edilen 14.000 USD ödüllü  ITF 3 PARPALİ CUP-Uluslararası Tekerlekli Sandalye Tenis Turnuvası Trabzon Gençlik ve Spor Müdürlüğü Beşirli Tenis Kompleksi’nde gerçekleştirildi.

Bu turnuvaya Türkiye ile birlikte Japonya, Rusya, Polonya, İngiltere, Yunanistan, İsrail, İran ve Irak’tan tekerlekli sandalye tenis oyuncuları iştirak etti.

Buraya kadar her şey güzel.

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun böyle organizasyonlara imza atması gurur verici bir olay.

Bizim dezavantajlı sporcularımız kendi ülkemizde düzenlenen tekerlekli sandalye tenis turnuvaları ile yurtdışına çıkmadan puanlar kazanıyorlar.

Bu güzel organizasyona gölge düşüren iddialar mevcut.

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Tekerlekli Sandalye Tenis sorumlusunun Türk Oyunculara ödenmesi gereken PRIZE MONEY (tur atlayan oyunculara ödenen ödül parası) ‘lerin ödenip ödenmediğinden haberi var mı?

Parpali-Cup’a katılan tüm yapancı ülke oyuncularına PRIZE MONEY’ler ödenmesine rağmen, Türk Oyunculara bu ücretlerin ödenmediği iddia ediliyor.

Mayıs 2021 ayında iki adet  ITF  F2 kategorisinde 22.000 USD ödüllü Tekerlekli Sandalye Tenis Turnuvası organize edileceğini açıklayan TBESF Tenis Branşı sorumlusu parası ödenmediği iddia edilen Türk oyuncuları bu iki turnuvaya davet edecek mi?

PARPALI-CUP’da iki senedir ödenmediği iddia edilen ödül paralarından Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın haberi var mı?

Devamını Oku

Bir Yıldız Kaydı…

Bir Yıldız Kaydı…
4

BEĞENDİM

ABONE OL

48 seneye sığdırılan başarılar zincirinin kahramanı;

* 6 yaşında tenisle tanışan ve 12 yaşında Yeşilyurt Spor Kulübünde antrenmanlara başlayan,

*16-18 yaş Milli Takımların aranılan tenisçisi,

*Amerika’da tam burslu olarak eğitim aldıktan sonra, Türkiye’de Tenis Antrenörlüğüne başlayan,

*İLKLERİN ve ENLERİN adamı Türk Tenisinin CAN’ını kaybettik…

Türk Tenisinin başı sağolsun.

*****

Türk Tenis tarihini kim yazdı diye sorarsanız;

Ön sıralarda şu ismi görürsünüz…

CAN ÜNER

Bu isimden önce yapılanların hepsi hikayedir, Can Üner ismi ise EFSANEDİR…

Marsel İlhan ile çalışmaya 2007 yılında başladığında 1300’lü sıralarda olan Marsel’i çok kısa bir sürede ATP sıralamasında 300’lü sıralara getirmeyi başaran bir efsanedir Can Üner,

2009 yılında Mersin Akdeniz Oyunlarında Marsel İlhan’ın gümüş madalya almasında en büyük etkendir Can Üner,

2010 yılı  Avustralya Açık’ta Marsel İlhan Fransız Sebastien Grosjean’ı set vermeden geçerek ATP 137 numaraya yükselirken yanında Can Üner vardı,

2010 Wimbledon Tenis Turnuvasında Marsel, ön elemenin son turunda Hırvat Karanusiç’i 3-0 yenerek Wimbledon Ana Tablodaki İLK TÜRK TENİSÇİ unvanın sahibi olmasına vesile olarak tarihe geçerken ve ana tablo ilk turunda Brezilyalı rakibi Marcos Daniel’i 2-0 geriye düşmesine rağmen yenerek 2nci tura geçerken yine yanında Can Üner vardı,

Wimledon sonrası ATP sıralamasında 103’ü sıraya otururken de Can Üner vardı,

2010 yılında Marsel, İzmir Cup’ta ikinci olarak, ATP sıralamasında 102’nci sıradan 6 sıra yükselerek 96 sıraya yükselerek ATP ilk 100 içine girerek tarih yazarken yine yanında Can Üner vardı,

2012 yılında Marsel ile Can Üner’in yolları ayrıldı.

Can Üner 8 Mart 2012 yılında Türkiye’nin bayanlarda diğer bir değeri olan Çağla Büyükakçay ile çalışmaya başladı.

Çağla, 2012 Cumhuriyet Kızları Kupası’nda final oynarken yanında Can Üner vardı,

2013 yılında 17.Akdeniz Oyunlarında Çağla Büyükakçay şampiyon olurken yanında Can Üner vardı,

2015 yılında Çağla WTA sıralamasında 108 sıraya yerleşirken yanında Can Üner vardı,

2016 İstanbul Cup’ta finale yükselerek Türk tenis tarihine adını yazdırarak WTA sıralamasına ilk yüze girerken de yanında Can Üner vardı…

Evet bütün bu başarıların altında CAN ÜNER ismi vardı.

Türk Tenis tarihini yeniden yazdı, EFSANE OLDU…

Artık Yok…

2018 yılında yakalanmış olduğu amansız hastalıkla vermiş olduğu mücadeyi kaybetti bu değerli insan, değerli spor adamı.

Hani derler ya, O GÜZEL İNSANLAR O GÜZEL ATLARA BİNİP GİTTİLER…

Bâkî sanki onun için demiş,

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal

Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş…

İşte CAN ÜNER de bu fani dünyada bir HOŞ SADA bırakarak ayrıldı aramızdan…

Devamını Oku

27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi Ve Büyük Atatürk Koşusu

27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi Ve Büyük Atatürk Koşusu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Büyük yıkımlara yol açan Birinci Dünya Savaşı sonucu ülkemiz emperyalist güçler tarafından bölünerek paylaşılmaya çalışılmıştı.

Durum bu haldeyken ülkemizin kurtuluşuna vesile olan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a giderek Kurtuluş Savaşının ateşini yakmıştır.

Samsun’da coşkuyla karşılaşan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, buradan 12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelerek 22 Haziran 1919 tarihinde Amasya Genelgesini yayınladı.

Ülkeyi kurtarma konusunda büyük kararlılık içerisinde olan Başkomutan ATATÜRK, hiç duraksamadan 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresini ardından 4 Eylül 1919 tarihinde Sivas Kongresini topladı.

Bütün bu çalışmaların sonucu Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, coğrafi konumu gereği Ankara’yı merkez olarak belirledi ve Ankara’ya 27 Aralık 1919 saat 14:00’de meşhur Dikmen tepelerinden Ankara’ya geldi.

ATATÜRK’ün 101 yıl önce 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına yönelik temellerin atılması ve Kurtuluş Savaşı’nın başlatılması yönündeki en önemli olaylardan birisidir.

Bu nedenlerin sonucu olarak Kurtuluş Savaşının sonuçlanması neticesinde 13 Ekim 1923’te Ankara Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olarak kabul edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve önderi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919 yılında Anadolu’da başlatmış olduğu Milli Mücadelenin anısı olarak, 1939 yılından itibaren her yıl 27 Aralık tarihinde yapılan ve geleneksel hale gelen BÜYÜK ATATÜRK KOŞUSU’nun 84’ncüsü 27 Aralık 2019’da Dikmen ile Ankara Garı arasındaki 10.8 km’lik parkurda yapılmış ve bu koşuya 1500’ün üzerinde atlet katılmıştı.

27 Aralık 2019’da büyük bir coşkuyla Dikmen Yokuşundan aşağıdaki şekilde başladığımız koşumuzu Ankara Garı’nın önünde bitirmiştik.

Bugün yapılması planlanan BÜYÜK ATATÜRK KOŞUSU ise maalesef Ankara Valiliği tarafından pandemi nedeniyle İPTAL edilmiştir.

Bugün 27 Aralık Pazar. Sokağa çıkma kısıtlaması var.

85.si yapılması gereken bu geleneksel günün devamına yönelik, pandemi kurallarına uygun, belirli ekipler ve yarışmacılarla sembolik bir organizasyon yapılamaz mıydı?

ATATÜRK VE CUMHURİYET adından rahatsız olanların sevinmesine neden olan bu kararı kınıyorum.

Şu an ülkemizin her tarafından her türlü spor organizasyonlarının yapılmasına devam edilmekte iken, BÜYÜK ATATÜRK KOŞUSU’nun iptal edilmesi bir akıl tutulmasıdır.

Bu vesile ile Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve SİLAH ARKADAŞLARINI rahmetle anıyorum.

Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır. Mustafa Kemal Atatürk

Devamını Oku

Taht Oyunları II

Taht Oyunları II
1

BEĞENDİM

ABONE OL

[avatar user=”Muzaffer Kuzu” size=”original” align=”left” /]

BÖLÜM-II COVID TAKIM ŞAMPİYONASI

Şu DELEGE SİSTEMİ insana neler yaptırıyor…

Bildiğiniz gibi 18 YAŞ ALTI TÜRKİYE TAKIMLAR ŞAMPİYONASI tüm hızıyla devam ediyor ve Finallerin 14-19 Aralık 2020 tarihleri arasında İstanbul Global Spor Kulübü tesislerinin KAPALI KORTLARINDA yapılacağı TTF tarafından ilan edildi.

Bununla birlikte Aralık 2020 ayına planlı 12, 14, 16 ve 18 yaş gurupları ile Türkiye Milli Takım Belirleme turnuvaları PANDEMİ nedeniyle TTF tarafından iptal edilmiştir.

 Durum böyle olduğuna göre;

-18 Yaş altı Türkiye Takımlar Şampiyonası neden yapılıyor?

-Bu turnuvanın özelliği nedir?

-TTF Başkanı ve Genel Sekreteri neden bu turnuvayı yapmakta ısrar ediyor?”

Bu ısrarın nedeni, TTF ANA STATÜ ’de bulunan 

“Genel kurul çağrı tarihinden önce biten ve Federasyonca tescil olunan 18 yaş altı Türkiye Takımlar Şampiyonasına bay ve bayanlarda katılan kulüplere birer üye” verilmesiyle ilgilidir.

Sağlık Bakanlığı tarafından, “ISRARLA” KAPALI ALANLARDAN uzak durulması çağrısı yapılmakta ve BULAŞMA riskinin KAPALI ALANLARDA çok hızlı bir şekilde yayıldığı belirtilmektedir.

Ayrıca, TTF tarafından yayınlanan Covid-19 Döneminde Tenis Oynama Rehberinde, ”Yalnızca açık kortlarda antrenman yapılması tavsiye edilir” maddesi bulunmaktadır.

Turnuvanın yapılacağı tesisin KAPALI ALANINDA;

– 32 takım, antrenörler, aileler, tesis görevlileri, hakemler olmak üzere toplam en az 200-300 kişi bulunacak ayrıca bu takımlara ait kafileler şehirlerarası seyahat ve şehir içi turnuva süresince her gün seyahat etmek zorunda kalacaklardır.

Sonuç olarak,

-Bu turnuva ARALIK AYINDA YAPILMASI ELZEM BİR TURNUVA DEĞİLDİR.

-Bu turnuvaya katılan 18 yaş altı TENİS OYUNCULARIMIZ COVID tehdidi altındadır.

Yol yakınken bu turnuva önümüzdeki yıl yaz aylarında oynanacak bir tarihe ertelenmelidir.

TTF yöneticilerinin DELEGE kapma telaşı nedeniyle yapılmasını ISRARLA talep ettiği bu turnuvanın İstanbul İl Hıfzıssıhha Kurulu Başkanlığı tarafından incelenerek, elde edilecek sonucun acilen Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gerekli kurulları tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

COVID’siz günlere en kısa zamanda ulaşmamız dileğiyle…

Devamını Oku

Dezavantajlı Sporcuların Çilesi

Dezavantajlı Sporcuların Çilesi
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Federasyon seçimlerinin 2021 olimpiyat oyunlarından sonra yapılması ve federasyonların mevcut yönetimleri ile devam edilmesi kararı alındı.

Federasyon yöneticileri yönetim kurulları rahat bir nefes almış olabilir, ancak federasyonların temel kaynağı olan SPORCULAR rahat nefes aldılar mı?

Huzursuzluğun yoğun bir şekilde yaşandığı federasyonlardan bir tanesi de Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’dur.

Pandemiyi bahane ederek alınan tutarsız kararlar, DEZAVANTAJLI SPORCULARI çileden çıkarmıştır.

Bunların başında, AMPUTE FUTBOL ve TEKERLEKLİ SANDALYE BASKETBOL TAKIM ve OYUNCULARI bulunmaktadır.

Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun en büyük iki branş oyuncuları tabiri yerindeyse KAZAN kaldırmış durumdadır.

Bu iki branşın birleştikleri tek nokta kendi FEDERASYONUMUZU kuralım.

Bu nasıl olacak?

Jean-Jack Rousseu, TOPLUMSAL SÖZLEŞME adlı kitabında şöyle diyor:

Toplum içinde birleşmenin koşulu, yasalara uyan halk, yasaları koyan halkın kendisi olmalıdır. Halk kendiliğinden sadece iyilik ister, ama yine kendiliğinden iyiliğin nerede olduğunu görmez, öyleyse halka yol gösteren bir REHBER gereklidir.

Ampute Futbol ve Tekerlekli Sandalye Basketbol oyuncularını temsil eden delege sayısı federasyon bünyesinde azımsanmayacak kadar çoktur.

Bu gücü kullanmak gerekir.

Öncelikle bu iki branşın önde gelen yöneticileri kendilerine, her iki spor dalını ve diğer branşları tanıyan, federasyon ile ilgili kanun, talimat ve yönergeleri iyi bilen, Bakanlık ve Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile irtibat kurabilecek kendi içlerinden bir REHBER seçmeleri gerekmektedir.

Bedensel Engelliler Spor Federasyonu,  kendi içinden gelen, dezavantajlı olmanın ne demek olduğunu bilen, yaşayan, federasyon bünyesindeki sporlardan birisini yapmış, zorluklarını yaşamış, kulüp yönetiminden, federasyon yönetiminden anlayan, kanun ve talimatlara hakim kişiler tarafından yönetilmelidir.

Federasyonlar, kendi çıkar ve menfaatleri için, dünyevi zevklerini tatmin etmeleri için, o yurtdışı turnuva senin, bu otel turnuvası benim mantığıyla gezerek son günlerini geçirecek kişilerin kontrolünden, yönetiminden uzak tutulmalı ve engellenmelidir.

Dezavantajlı sporlar,

Bedensel Engelliler Spor Federasyonu,

Görme Engelliler Spor Federasyonu,

İşitme Engelliler Spor Federasyonu,

Özel Sporcular Spor Federasyonu,

Bünyesinde spor yapmaktadırlar.

Bu dört federasyonun bünyesinde de FUTBOL branşı, 3 federasyonda da BASKETBOL branşı bulunmaktadır.

Bu iki branş, dezavantajlı sporcuların sorunlarını bilen kişilerden oluşan bir çalışma gurubu oluşturularak özerk bir federasyon kurulması ve/veya kendi branşlarındaki ana spor dallarına ait federasyonlara bağlanması,

Bu dört federasyon bünyesindeki branşların da kendi ana spor dallarına ait federasyonlara bağlanması konularının tartışılması, görüşülmesi gerekmektedir.

Bunun için öncelikle Jean-Jack Rousseu’nun da bahsettiği Toplum Sözleşmesinin oluşturulması için…

Dezavantajlı sporcuların birlik olmaya,

Kendilerine kanun, talimat ve yönetmelikleri bilen, kendisi de bir devzavantajlı olan sporcuyu rehber olarak belirlemeye ihtiyaçları bulunmaktadır.

Dezavantajlı sporcuların, yine kendi içlerinden gelen dezavantajlı sporcular tarafından yönetilen federasyonlar görmek dileğiyle sağlıcakla kalın…

Devamını Oku