DOLAR

8,2823$%0.13

EURO

10,0151%0.07

STERLİN

11,5411£%0.15

GRAM ALTIN

485,09%0,54

ÇEYREK ALTIN

7.515,81%0,25

TAM ALTIN

7.515,81%0,00

BİTCOİN

468028฿%-3.60663

a
Şennur Dikici

Şennur Dikici

25 Mart 2021 Perşembe

Biz kadınlar durduramıyoruz şiddeti!

Biz kadınlar durduramıyoruz şiddeti!
4

BEĞENDİM

ABONE OL

İki günde 6 kadın cinayeti… 

Biz kadınlar durduramıyoruz şiddeti!

Korkunç!

Ana haber bülteninde art arda 5 cinayet haberi…

Ölen kadın. Öldüren eş, sevgili.

Yani kadının canım dediği kişi

*****

Şikâyette kadının beyanının esas alınmasından ya da cinsel yönelimi farklı olan kişinin şiddetten korunmasından korktuğumuz kadar korkmuyoruz cinayetten…

Her biri anne, evlat, kardeş…

Her şeyden önce CAN.

*****

Cinayete kadar kadının psikolojik, fiziksel, maddi ve cinsel şiddete kaç defa maruz kaldığını bilmiyoruz.

Cinayet, şiddetin son bulduğu an.

*****

Biz kadınlar durduramıyoruz şiddeti!

Cani, kendi şiddetini cinayetle durduruyor..!

Kadına yönelik şiddetle mücadelede başarı oranı kadın cinayetlerindeki, “CAN” sayısı ile karşımızda… Ya bu süreç de yitirilen, kaybolan evlatlar.

KADES uygulamasının, kadınlara karşı şiddet ve cinayetleri önlemedeki başarısı tartışılmaz olmakla beraber, başka önlemlerin ya da yaptırımların, kadına yönelik şiddetle mücadelede başarı oranını arttıracağı da ayrı bir gerçektir.

Her kadın ölümünde arkasında büyük travmalar almış anne, baba evlat bırakıyorken, canı yanan sadece şiddete uğrayan kadın mı?

Biz kadınlar durduramıyoruz şiddeti!

Bizim durduramadığımız şiddeti cani cinayetiyle durduruyor..!

Bizim duymadığımız o son çığlığı gene o katil duyuyor!

Devamını Oku

8 Mart kapıdan baktırır, çikolata, çiçek yollatır

8 Mart kapıdan baktırır, çikolata, çiçek yollatır
6

BEĞENDİM

ABONE OL

Evet 8 Mart bitti…

Ve “kadın” yılın 364 günkü rutinine geri döndü. Mesajlar alındı, belki çiçek, çikolata alındı, iltifatlar edildi, ne kadar önemli olduğu gün içinde her yerden yazıldı, çizildi, söylendi.

Kadından ne bekliyoruz?

Hiç anne değilmiş gibi işiyle meşgul olmasını, hiç çalışmıyormuş gibi anne olmasını mı?

Eş olmasını, evlat olmasını, komşu olmasını, gelin olmasını, kardeş olmasını…

Bu liste böyle uzar gider…

Kadın ayaklarının üstünde durmalı, çalışmalı diyoruz.

Buna itiraz eden yok.

İş hayatında kadına eşit istihdam, eşit gelir dağılımı diyoruz.

E sanırım bunu da duyan yok..!

Ama bugün halâ işe alımlarda, eğer yeni evliysek, hamileysek, bebeğimiz varsa;

İş görüşmelerinde diğer tüm yetkinliklerimiz erkek adaylardan daha fazla da olsa işe alınmıyoruz! “İstisnalar hariç”

Bize mülakatlarda evlenmeyi düşünüyor musunuz, anne olmayı düşünüyor musunuz gibi sorularla gelindiğinde…

Eğer bu sorulara verdiğimiz cevap tatmin ediciyse, yani evlenmeyi ya da anne olmayı düşünmüyorsak mülakat ilerliyor.

Peki erkek adaylara soruyor mu bu tür sorular?

Hayır…

“Şiddete neden susuyorsun?”

İşe almayan, işe aldığında az maaş veren, kızını okula göndermeyen, evde erkek çocuğuna her şeyi hak görüp, kız çocuğuna yasak koyan birey bu soruyu soruyorsa eğer…

Tüm zamanların mizah ödülünü hak eder..!

“Şiddete neden susuyorsun?”

La havle…

Devamını Oku

Dünyanın değişmeyen gerçeği; iş kazaları…

Dünyanın değişmeyen gerçeği; iş kazaları…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sakarya’da havai fişek fabrikasındaki yangınla bir kez daha “tüh!” dedik…

“Tüh yine önlemler alınmamış..!”

Günah keçisi kim?

İlk akla gelen, şirket yöneticileri ve iş güvenliği uzmanı tabii ki,

İşveren sorumlulukları ne kadar yerine getirilmiş?

İş güvenliği uzmanı varsa işverenin sorumlulukları bitiyor mu?

İş güvenliği uzmanının önerileri ve mevzuata uygunluk kapsamında tespit ettiği uygunsuzlukların giderilmesini kim yapacaktı?

İş yerleri, iş güvenliği kanunu şartlarına ne kadar uyuyor?

 Çevre mevzuatı şartlarına ne kadar uyuyor?

 SEVESO bildirimi yapılmış mı?

 Patlayıcı ve parlayıcı depolama şartlarına uyulmuş mu?

Bunun gibi daha birçok mevzuata göre soru sorulabilir.

CEVAP: “İş güvenliği uzmanımız vardı” olacaktır muhtemelen…

Şimdi; şirket çalışanları ve iş güvenliği uzmanına mı sormamız gerekecek bu soruları, yoksa mevzuata uygunluktan ilk sorumlu olana yani işverene mi ya da burayı denetleyen yetkili kurumlara mı?

Yani ”patron kim?”

“İş güvenliği uzmanları” firmalarda çalışan ya da hizmet tedarikçisi olmaktan acilen çıkarılıp, devlet tarafından atanması ve işverenin, iş güvenliği uzmanı ödemesini devlete yapıyor olması şart…

İş güvenliği uzmanının işverenle olan duygusal bağı koparılmalı..!

Yoksa gelecekte de iş kazalarında aynı soruları sorup, benzer cevapları almaya devam edeceğiz ve her seferinde “tüh!” diyeceğiz.

Şimdi tekrar sormuş olayım…

“Patron kim?”

Devamını Oku

MIŞ gibi yapmayın!…

MIŞ gibi yapmayın!…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Covid-19 pandemisinde gördük ki; büyük-küçük birçok firmanın rutin dışına çıkan durumlar için hazırlıkları yok…

Acil durum, kriz, tehdit…

Yaşanılanın adına ne derseniz deyin, kesin olan  rutinin dışına çıktığımızdır!

Ne yapmalıydık da, yapmadık öncesinde?

Süreçleri ve sistemleri hakkını vererek yönetmiş iseniz, en hazırlıksız halinizle bile birçok firmaya göre hazırsınız demektir.

Güvenlik kelimesini sadece kapıdaki güvenlik personeli olarak algılamayan firmalar daha az panik yaşadılar..!

İş güvenliği, ürün güvenliği, bilgi güvenliği sistemleri olan ve uygulayan firmalarda aksiyonlar çok hızlı alındı.

Diğerleri peki?

Diğerleri;

Ya hiçbir şey yokmuş gibi davranıp hem insan sağlığını tehlikeye attı, hem de tesisin her an kapılarının kapatılmasına davetiye çıkarıp, beklenmedik üretim-hizmet  duruşları yaşadı.

Ya da ne yapacağını bilemediği için duyduğunu iyi niyetle yaptı, ama neyi niçin yaptığını bilmediğinden dolayı sürecin yönetimi zor ve maliyetli oldu.

“Benim firmamda bunların hepsi var ama biz ne yapacağımızı bilemedik” diyorsanız kuvvetle muhtemeldir ki; sizde bu sistemler yoktur ama siz varmış gibi hareket etmişsinizdir.

Mış gibi yapmayın!…

Acil durum planlarınızı, ekiplerinizi, iletişim kanallarınızı, risk analizlerinizi, raporlama ve analiz sistemlerinizi gözden geçirin.

Çalışma hayatına pandemiden önce giren sistem bakışını en azından pandemiden sonra iş kültürünüze ekleyin!

Yeni olağan dışı durumların kapıda olabilmesi ihtimalini sürekli değerlendirme kapsamında tutun…

Benden söylemesi.

Mış gibi yapıp, geç-“MİŞ” olsunlara maruz kalmayın!

Gerekli Miydi? “Covid-19”

Devamını Oku

Gerekli miydi? “Covid-19”

Gerekli miydi? “Covid-19”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Değişik dönemlerden geçiyoruz.

Alışkanlıklarımızı değiştiriyoruz.

Değişenlerden biri de sınav sistemi…

***

Bu dönemde sosyal mesafe kuralı gereği dersler ve sınavlar uzaktan yapılıyor. Peki bu uzaktan eğitim ve sınav sistemi eğitim kalitesini nasıl etkiledi?

Bana kalırsa uygulamalı dersi olmayan bölümler için önceden olması gereken olumlu bir geçiş oldu.

Ulaşım masrafı, gözetmen masrafı, güvenlik personelinin ek mesaisi, basılı materyal masrafı, sınav yeri bildirim posta maliyeti, sınav yerlerinin düzenlenmesi ve temizlik maliyeti gibi görünen görülmeyen birçok masraf kalemi artık yok!

Görülen o ki… Uzaktan, öğrenciyle yapılacak eğitim ve sınav sistemi için yazılım alt yapımızda yeterli. Üstelik uzaktan sistemde olmayan bu masraf kalemlerinin bir kısmı ile düzenli olarak yazılım alt yapısının bakım ve geliştirilmesi de mümkün.

Bu durumda eskiye dönmek için bir sebebimiz yok.

Peki, öğrenci sınavda kopya çekerse?

Sanırım en çok telaş edilen konu bu olsa gerek. Bence çekebiliyorsa çeksin..!

Sistem süre kısıtlaması sebebi ile sınavda kopyaya imkan vermiyor, ama buna rağmen kopya çekebiliyorsa çeksin sonuçta amaç öğrenmekse, “kopyada kanıtlanmış bir öğrenme şeklidir.Üstelik bu kısıtlı zamanda kopya çekmekte ayrı bir yetenek olsa gerek…

Peki öğrenci uzaktan yeterli eğitimi alabiliyor mu?

Bugün hali hazırda yüz-yüze eğitimden mezun olup bilgisayar kullanmayı bilmeyen mezunlarımız varsa, daha kötüsünün olmayacağına eminim. Hem bu arada bilgisayarın sosyal medya kullanmak, oyun oynamak, film izlemek dışında opsiyonları olduğunu da görmüş olacaklar..!

Gelelim öğrencinin ve ailelerin cebine dokunan kısma… Sınav ve eğitim harçları eskiye oranla artık daha düşük olabilir. Ailelerin masraf listesindeki, “okul harcının karşısındaki rakam insin mi o zaman?”

Kulağa hoş, cebe dost geliyor.

Devamını Oku