DOLAR

8,3210$%0.01

EURO

10,1152%-0.04

STERLİN

11,7744£%0.03

GRAM ALTIN

499,61%0,15

ÇEYREK ALTIN

7.896,51%0,24

TAM ALTIN

7.896,51%0,00

BİTCOİN

368488฿%-4.66991

a

Boğaziçi neden eylem merkezi olarak seçildi?

Z kuşağı artık üniversiteli. ÖSYM’nin eleme sınavları; teknolojiyle en çok iç içe olan öğrencileri zeki kabul etmektedir. ÖSYM’ye göre Boğaziçi öğrencileri Z kuşağının en belirgin temsilcileridir.

Neden Boğaziçi üniversitesi seçildi sorusunun cevaplarını analizlerle verelim.

Z kuşağını internet üzerinden sevk ve idare etmek kolay olacaktı. Zira dijital nesil. Salgın nedeniyle okullar kapalıydı. Öğrencilerin toplanıp üniversitede eylem yaptırmak neredeyse imkansızdı. Protestoyu yöneten akıl bu hesabı yaptı.

ABD ile Boğaziçi üniversitesinin Robert koleji temelli olması nedeniyle iltisaklıydı. Olası müdahale ABD kartını yeni seçilen küreselci sosyal demokrat Başkan Bidenle kullanabilirlerdi. Yani ince bir ayar yapılmıştı.

Salgın iyi yönetildiği için ülkemizde halk hareketi olmamış, Türk baharı gerçekleşmemişti. Gezivari bir şeyler bulmaları gerekiyordu. Biden ağabeyleri 6 ay önce, “Biz Türkiye’de muhalifler destekleyerek Erdoğan’ı devireceğiz” diyordu. Herkes ana muhalefete ve diğer siyasi partilere gözlerini çevirmişti. Ama Biden tercihini siyasi partileri Erdoğan’ı devirme girişiminde payanda olarak kullanmayı tercih etti.

Asıl amaç ciddi bir halk hareketi başlatmak

Bir çeşit iç savaş. Zira LGBT ve Kabe provokasyonları bunun en belirgin delilleridir. Gezi olaylarında protestolar yaygınlaşınca AK Parti sokağa inmiş meydanlarda mitingler düzenlemeye başlamıştı. Final Yenikapı meydanında olacaktı. Meydanda üç milyondan fazla insan toplandı. Milletin sesi Taksimde duyuluyor hale gelmişti. Taksimi kendilerine protesto mekanı seçen terör örgütleri ve istihbarat örgütleri tası tarağı toplayıp gitmişlerdi.

Ancak bu seferki tehlike çok büyük

Z kuşağını devletin kendisine kırdırma planı yapılmaktadır. Z kuşağının sorunları var. Aileyle duygusal bağları yok. Vatan kavramları zayıf. Hayalleri internet dizilerinde gördükleri ABD ve Avrupa’da yaşamak. Dine inançları yok denecek kadar az. Ateizm, Deizm ve Agnostisizm aralarında çok yaygın.

İnternet bağımlılığı, oturak hayatın getirdiği fiziksel sorunlar ve duygu durumu bozukluğu oldukça fazla görülmektedir. Tüketim bağımlısıdır. Real gerçeklik ile kurgusal gerçeklik arasında ayrım yapacak duruma sahip değiller. Bağımsız düşünemezler. Sürekli program sınırlı algılama, değerlendirme yapısına sahipleridir. Dolayısıyla “Cahil cesur olur” atasözünden hareketle hesapsız davranmaları ve yönlendirilmeleri ihtimal dahilindedir. Devletle karşı karşıya gelmeleri durumunda hepimizin kahrolacağı acı durumlar yaşayabiliriz.

Boğaziçi öğrencilerinin talepleri masummuş

Birisi çıkıp desin ki devletin cevabı ya da icraatı masum değil. Protesto yasal bir haktır. Eğer demokratik bir haksa protestolar, hakkınızı kullanın işinize dönün. Ama protestoyu zorbalığa döndürürseniz bu olay evrilir. Kimselere de fayda getirmez.

Talep neymiş? Boğaziçi’ne seçilmiş rektörler atanması gerekirmiş. Ancak böyle olursa demokratik olunurmuş. Yerinde demokrasi ve temsili demokrasi diye bir şey vardır. O halde Kayserililer vali atandığı da hoşuna gitmezse, Kayserili olmazsa, geçmişinde mantı yememişse valiyi reddetsinler. Valimizi biz seçeriz desinler. O halde temsili demokrasi olmayacaksa meclisi de kapatalım. Diğer kurum ve kuruluşları da. Bu milletin %53 oyunu alan bir Cumhurbaşkanı temsili demokraside atamaları demokratik bir eylemdir. Dolayısıyla talepler demokratik değildir.

O halde Boğaziçi olayı nedir?

ABD eski başkanı Trump’ın iddiasına göre seçimlere hile katarak, darbe yapıldı. ABD başkanı değiştirildi. ABD’de darbe siyaset, sosyal medya ve bürokrasi üçlüsüyle yapıldı. Rusya’da Putin’i devirmek için eylemler başlatıldı. Almanya’da -hale ABD işgalindedir – doğal yoldan iktidar değişimi yapıldı. Zamanını bekliyor. Fransa’da aynı şekilde sarı yelkenlilerle değişim gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Türkiye’deki değişimi de Boğaziçi ile yapmayı öngörüyorlar.

Batı Türkiye’yi okuyor da biraz ilkokul kaçkını gibi okuyor. Robert koleji kökenli, bir üniversiteyle amacına ulaşamazsın. Devlet milletle el ele bu işi tere yağdan kıl çeker gibi halleder.

Öğrencilere çağrım:

1. LGBT’yi siz savunmayın. Üniversitenin sorunlarına hukuki ve ahlaki konular olan LGBT ile üniversitenizi ilişkilendirmeyiniz.

2. Protesto etme fikrinize saygı duyuyoruz. Fikrinizi duyduk. Eğitim ve öğretiminize dönün.

3. Okulunuzu terör örgütlerinin mekanı haline getirmeyin. Destek veriyorlar diye sizi kullanmalarına izin vermeyin. Size verdikleri desteğin bedelini canınızı isteyerek ödettirirler.

4. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine uyum yasaları geldikçe bu sorunlar daha kolay çözülür. Sabırlı olun.

5. Bir an önce kendinizi, vatanını seven milletine bağlı aklı başında gençler olarak yetişip nesil zincirinde yerinizi alınız. Sizi seviyoruz.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.