Yargıtay’dan ‘gürültü yapan komşu’ kararı

Bir kişi, gece geç saatlerde sürekli gürültü yapmaları ve yüksek sesle konuşmaları nedeniyle komşuları hakkında polise ihbarda bulundu. Gürültü nedeniyle sağlığının bozulduğu ileri süren kişi, apartmanın diğer sakinlerinin de durumdan rahatsız olduğunu bildirdi.

İTİRAZ REDDEDİLDİ

Şikayet üzerine savcılıkça yürütülen soruşturmada, “kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve soyut iddia dışında delil bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Bu karara yapılan itiraz da sulh ceza hakimliğince reddedildi.

Adalet Bakanlığı’nın dosyaya ilişkin kanun yararına bozma istemi üzerine dosya Yargıtay’a geldi. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kararın kanun yararına bozulmasına hükmetti.

KARARIN GEREKÇESİ

Dairenin kararında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “gürültü” başlıklı 36’ncı maddesinde, “Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, 50 Türk lirası idari para cezası verilir” şeklindeki düzenleme bulunduğu, bunun ses değerinin aşılıp aşılmadığının teknik araçlarla denetimi gerekmeyen hallerde uygulanabilecek bir idari yaptırım olduğu anımsatıldı.

Kararda, Türk Ceza Kanunu’nun 123’üncü maddesinde ise “Sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir” şeklinde düzenlemenin de bulunduğuna işaret edildi. Belirtilen kanundaki kriterin, kişi özgürlüğü ve bireyin psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi olduğu bildirilen kararda, eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı kaydedildi.

OLAYA İLİŞKİN CD KAYDININ İNCELENMEMESİ BOZMA SEBEBİ

Şikayetçinin, eylemin sürekli ve kasten yapıldığına dair CD kaydının olduğunu belirttiği aktarılan kararda, CD kayıtları incelenmeden ve gürültüden rahatsız olduğu belirtilen diğer kişiler dinlenilmeden kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği bildirildi.

Sulh ceza hakimliğinin de yapılan itirazda bu durumu dikkate almadığına işaret edildi.

Kararda, bu şekilde “eksik soruşturma” ile verilen kararın hukuka aykırı olduğu vurgulanarak, CD kaydının incelenerek tutanağa bağlanması ve toplanacak diğer delillerin sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği kaydedildi.

Yoruma kapalı.