h Dolar 9,3535 %0.61
h Euro 10,8813 %0.61
h Sterlin 12,9008 %0.46
h Altın (Gr) 533,58 %0,95
h Çeyrek Altın 863,00 %0,57
h Bitcoin 598054 %3.57458
a

Kulüpler yasası neden çıkmaz?

kulüpler yasası neden çıkmaz?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

[avatar user=”Yavuz Tanyeri” size=”original” align=”left” /]

Bugün ulaştığı potansiyelle önemli sektörlerden biri olan futbol, Türkiye’nin de dâhil olduğu 16 ülkeye İngilizler tarafından ihraç edilmiştir.

İngilizler tarafından ülkemize getirilen ve bugün milyonlarca insanı aynı anda bir araya getiren futbolun, temel örgütlenme birimleri kulüplerdir. Ancak Türk kulüpçülük akımı, belirlenen hukuk metinleriyle güvence altına alınan bir özgürlük ortamında gerçekleşmemiştir.

O dönemde dernekler (kulüpler) hukuku düzenlenmemiş, futbol kimi uyruklara serbest, kimi uyruklara yasak bir spordu. Öyle bir yasak ki; yapılan futbol karşılaşmalarına Osmanlının zaptiyeleri engel olmaktaydı! Yasaklamanın altında yatan sebep ise, İngiltere’deki futbol karşılaşmalarıydı. Çünkü İngiltere’de ki maçlar çoğu kere denetimden çıkıyor, bu da toplumsal huzursuzluk, gösteri, şiddet ve hatta ölümlere yol açıyor, ulusal güçler ise duruma hâkim olamıyordu.

Osmanlı da futbol ecnebilere serbest iken, Türk takımlarından ise sadece bir kaçı, sarayın özel izniyle maçlara katılabiliyordu. Bu ahval ve şerait içinde futbolun kurallara uygun ve işlevsel olabilmesini sağlamak üzere; Moda, Kadıköy, Elpis, Imogene, Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Altınordu ve Telefoncular takımları 17 Mayıs 1903’te bir araya gelerek İstanbul Futbol Birliğini (İFB) oluşturdular.

Meşrutiyet’e yani 1908’e kadar çekişme, çatışma halinde yürütüldü İFB. Spor kulüplerini de kapsayan Cemiyetler Kanunu Meclis-i Mebusan’da 1909 yılında görüşülmeye başlandı. Erzurum mebusu Ohannes Vartes Efendi, İstanbul mebusu Kozmidi Efendi ve Selanik mebusu Velahof Efendi’nin başı çektiği gayrimüslim vekiller cemiyet ve kulüplerin özgürlüklerinin kısıtlanmasına ilişkin maddeler karşında epeyce direndiler. Lakin spor kulüplerinin denetimini de kapsayan Cemiyetler Kanunu ağustos 1909’da çıkartılmış oldu.

O tarihten bu yana bazı değişiklikler geçiren 112 yıllık kanun, bugün tüm spor kulüplerinin kuruluş ve işleyişini de bağlayan 5253 Sayılı Dernekler Yasası’dır. Spor kulüpleri yaptığı işleyiş bakımından dernek gibi işlev görse de sonuçta spor faaliyeti yapmaktadırlar. Bu nedenle Fenerbahçe, Galatasaray veya Trabzonspor’un kanarya sevenler derneği ya da köy ve kasaba dernekleriyle aynı yasa kapsamında işlev görmesi ne derece doğrudur?

Bu nedenlerden ötürü milyonlarca insana hizmet veren ve yine milyonları ilgilendiren “spor kulüpleri yasası’nın biran önce çıkartılması elzemdir.

Devamını Oku

Covit 19 Ve Futbol Ligleri

covit 19 ve futbol ligleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyayı kasıp kavuran bir salgınla karşı karşıyayız. Bilim insanlarının zamanla yarışmasına rağmen aşının uzun vadede elde edileceği aşikâr.

İnsan sağlığı açısından acımasız olan bu virüs; üretim, ekonomi, sosyal yaşam, sporu, sanat ve saymakla bitiremeyeceğimiz kadar yüzlerce alanın rötar yapmasına neden oldu.

İnsanlar haklı, sen hayatta olmadıkça dünya senin olsa ne yazar. Türkiye’de önemli bir finansal sektörü sevk ve idare eden Futbol Federasyonu aldığı kararla insan sağlığını riske ederek ligleri başlatacağını ilan etti. Hem de birçok futbolcunun test sonucunun pozitif çakmasına rağmen TFF’nin aldığı karar sistemin apaçık yeşil sahalara müdahalesidir.

Bu karar karşısında futbolcu ve teknik kadroların yaptırım gücü bulunmamaktadır, çünkü STK’ları yok. TFF’nin bu kararı üreticiyi (futbolcu ve teknik ekip) emeğinin ve pazarlamasından soyutlamasıdır. Başlangıçtan bu yana, birkaç zengin kulüp yöneticisinin spor işçilerini yani futbolcuları, teknik ekipleri, stat görevlilerini, hakemleri, top toplayıcılarını kendi mal varlığı saymalarının pratiğe yansımasıdır. Çünkü futbol endüstrisi; futbolcu ve teknik kadroyu kulübün mal varlığı sayar, dilediğinde alıp satar, takas eder ve cezalandırıp kovabildikleri bir pazar kölesi olarak görür.

Bu nedenle de 90 dakika boyunca yakın temasın kaçınılmaz olduğu aşikârken, ligleri başlatmak insan sağlığını bilerek ve alenen riske etmektir. Bu karar karşısında sessizliği tercih eden futbolcu ve antrenörlerin bir kısmı iyi para kazanmanın sarhoşluğu nedeniyle mesleki birlikteliği sağlayacak, haklarıyla ilgili mücadele verecek güçlü bir STK oluşturmamakta direnmektedirler. Şu anda değirmenin suyu çarkı çeviriyor, bir süre sonra uykudan uyanınca farkına varacak ama çoook geç olacak…

 

Devamını Oku

Kars ve Sarıkamış’ta Rus Mimarisi Kayboluyor

kars ve sarıkamış’ta rus mimarisi kayboluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1877’de ki Osmanlı Rus savaşından sonra Kars 40 yıl boyunca, 1917 yılına kadar Çarlık Rusya’nın egemenliği altında kalmıştı.

Ruslar Kars’ı işgal ettikten sonra kendilerine özgü yapılaşmaya girerek yollar ve binalar inşa etmişler, sokakları birbirine dik kesen ızgara planlı caddeler oluşturmuşlar. Bu caddelere tek veya iki katlı, süslü, daha çok Baltık mimarisi stilinde yapılar inşa edilmiş. Bu binaların inşasında sert ve dayanıklı olan bazalt taşı kullanılmış.

İki aracın rahatça geçebileceği genişlikte kaldırımlara açılan ve kışın ısının -35 dereceye düştüğü yöredeki Rus binalarının ısıtma sistemi “Peç” denilen, salonda duvarın bir yüzüne yapılmış ateş yanan bir ocak. Peç’ten başlayan ısı duvarların içinden dolaşıp ardından bacadan dışarı çıkıyor. Böylece ısı kaybı en aza iniyor.

Sarıkamış’taki gerek kamu yöneticileri gerekse yerel halk bu köşke “Çar’ın Köşkü” veya “Catherina’nın Av Köşkü” diyorlar. Hatta yazılı kaynaklarda da bu isimle kayıt altına alınıyor. Oysaki bu köşkün ne Catherina ne de Rus Çarı II. Nikolay ile ilgisi yok. Bu bina dönemim Kafkasya Valisi ve Çar’ın kuzeni Grandük Nikolay Sarıkamış’a gelerek bu ahşap av köşkünü yaptırmıştır. Şu anda çürümeye terk edilmiştir.

Boşaltılmış Askeri Dershane, Sarıkamış.

Kars ve Sarıkamış’ta Baltık mimari tarzında inşa edilmiş yüzlerce bina bulunuyor. Bu binalardan bir kısmı satın alınıp restore edilerek, otel, restoran gibi işletmelere dönüştü. Bir kısmı ise hiç el sürülmemiş, kendine özgü hatıralarıyla olduğu gibi kalmış ve zamana yenik düşerek tahribata uğramış. Bu tip yerlerin ya devlet tarafından aslına uygun olarak restore edilmesi ya da bir işletmeci tarafından satın alınarak, yine aslına uygun restore edildikten sonra kullanılması gerekiyor. Yoksa gün gelir 100 yılı aşkın binalar yok olup gidecekler.

Devamını Oku

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal