DOLAR

13,4895$%-0.23

EURO

15,4571%0.08

STERLİN

18,4687£%-0.32

ÇEYREK ALTIN

1.277,00%-0,91

ONS

1.817,07%0,06

BİTCOİN

584519฿%-0.23995

a

Devlet

Commonwealth of Nations…

İngiliz Milletler Topluluğu…

Kökleri Britanya İmparatorluğu’na kadar uzanır…

54 bağımsız ve eşit ülkeden oluşur… Üyelerin 32’si bir çok ada ülkesi dahil küçük ülkelerden oluşmaktadır ve 2,5 milyar insana ev sahipliği yapmaktadır.

Birleşik Krallık, Malta, Kuzey Kıbrıs, Kanada, Güney Afrika Cumhuriyeti gibi tanınmış ülkeler ve bizim konumuz olan Avustralya işte bu topluluğun üyeleridir.

  1. Elizabeth , İngiliz Milletler Topluluğu üyesi elli üç ülkeden on dördünün kraliçesi ve aynı zamanda Topluluk Başkanı ve İngiltere Kilisesi Yüksek Valisi’dir.

Şimdi gelelim konumuza…

Novak Djokovic…

Şu sıralar aşı karşıtlığı nedeniyle adının No wax Djo Covid olarak anılmasına sebep olan olaylar zincirine başka bir bakış açısıyla değerlendireceğiz…

Bir tarafta İngiliz Milletler topluluğu üyesi Avustralya…

Diğer tarafta Sırp tenisçi ATP Dünya Sıralamasında 1 numara olan Novak…

Kendisinin Sırp olması nedeniyle Sırbistan’a da bakmak gerekiyor ister istemez…

420 yıl Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altında kalmış Sırplar ve Osmanlılardan egemenliklerini almak için defalarca savaşmak zorunda kalmışlar.

Savaşçı bir millet…

1992 yılındaki etkin kıyım ve Srebrenitza katliamına sebep olan Sırp Lider Radovan Karadziç’in soykırımdan sorumlu tutulduğu ülke olarak bilinen Sırbistan.

İşte bu Sırbistan’ın bir sporcusu ATP dünya sıralamasında 1 numaraya yerleşiyor.

Sporcunun soyu sopu, ırkı, dini, dili bizi ilgilendirmez.

Geçmiş de geçmişte kalmıştır.

Fakat bu sporcuya bakıyoruz, babası ayrı bir dert, annesi ayrı bir dert, kardeşi ayrı bir dert.

Yaptıkları spora bakıyoruz.

TENİS…

Beyaz spor olarak bildiğimiz, kralların oyunu tenis…

Sporcunun agresifliği, karaktersizliği, küfürbazlığı bir şekilde kabul edilebilir…

Tenisin kuralları vardır, bu kurallar çerçevesinde cezasını kesersin olur biter.

Fakat bir sporcunun SAHTEKAR olması kabul edilemez.

İşte buraya Atatürk’ün şu sözünü hatırlatmamız gerekiyor…

BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM.

2019 yılında başlayan pandemide dünya genelinde ölen insanların sayısı 5 milyonu geçmişken, aşı karşıtlığı nedeniyle küçük beyniyle bir oyun düzenleyip Avustralya gibi bir ülkeyi etkileyemezsin kardeşim.

İşte böyle, sahte belge düzenleyip Avustralya gibi bir ülkeye giremezsin, değil dünya bir numarası ne olursan ol seni o ülkeye almazlar.

Hem kendini, sporculuk kariyerini ve temsil ettiğin ülkeyi bir kere de sen rezil ettin. Bu rezilliğin ile dünya spor tarihine ismini yazdırdın Nowax Djocovid…

Şimdi 3 yıl Avustralya’ya giremeyecek ve Avustralya Open’e da katılamayacak, umarım bir sene ile geçiştirirler yoksa Nole’yi sevenler kendisini AO’da 3 sene göremeyecek.

Devlet olmak ciddi iştir…

Platon tarafından yazılan DEVLET, bir kaynak kitap olarak günümüzde devlet felsefesi olarak örnek alınan kaynaklardan bir tanesidir.

Platon, hocası olan  Sokrates’in konuşmalarını kaleme almış, sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için düşündüğü devlet modelini yaklaşık 2500 yıl önce anlatmış…

İşlenen en önemli konu ise EŞİTLİK ve ADALET anlayışıdır.

Adalet yoksa her şey ölmüştür.

Bu konuda birçok düşünürün söylemi mevcuttur.

Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.  Montaigne

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır. V.Hugo

En mükemmel adalet, vicdandır. V.Hugo

Küçük bir deli, büyük gemiyi batırır. Anonim

Tenisten buraya nerden geldik diyebilirsiniz…

Şu anda ülkemizin en büyük problemlerinden birisidir mülteci problemi…

Sınır güvenliği diye bir şey kalmamış, adeta yol geçen hanı…

Her gün yüzlerce Afgan, İran, Pakistan, Irak ve Suriyeli mülteci sınırlarımızdan geçiyor…

Afrika’dan gelenler de cabası…

Şu anda ülkemizde kayıtlı mülteci sayısı 9 milyon ile ifade edilmekte, ülkeyi yönetenler tarafından da bu mültecilere 90 milyar Dolar (Bir trilyon iki yüz atmış bir Türk Lirası Eski parayla değil yeni parayla) harcandığı da bazı siyasiler tarafından iddia ediliyor.

İşte bu yüzden geldik kendi ülkemizin sınır problemine…

Avustralya sadece bir sporcuyu, hem de dünya bir numarası olan bir sporcuyu sırf aşısız diye, evrakta sahtecilik yaptı diye ülkeye almıyor, sınır polisi tutuyor mültecilerin kaldığı otelde gözetim altında tutuyor ve sınır dışı ediyor…

Biz ne yapıyoruz?

İşte görüyorsunuz…

Anlatmaya gerek yok…

Kendi ülkemizin sapığı, tacizcisi, hırsızı, sahtekarı, katili bize yeterince problem yaratıyorken şimdi de çeşitli sebeplerle ülkemize gelen ne idüğü belirsiz insanlarla uğraşacak bu ülke…

Hem de 90 milyar dolar harcayarak…

Senin ülkenin genci ülkesinde gelecek görmeyecek, ülkeyi terk etmenin yolunu arayacak, işsizlik had safhada, ülkenin her tarafı yol geçen hanına dönmüş, her gün kadın cinayeti, doktor sağlıkçı dövme öldürme, hayvan tacizi, ağaç katliamı ülke insanını bezdirmişken bir de bu mülteci problemi…

TÜİK verilerine göre; 2021 yılı mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %12,2 seviyesinde gerçekleşti.

Nereye baksanız mülteciler yok pahasına çalıştırılıyor, kayıt dışı istihdam akıl almaz boyutta. Kağıt toplayanlar, uygunsuz şartlarda çalışanlar, insan sömürüsü had safhada.

Tamam da, adamlar mülteci diye ümüğünü sıkmanın anlamı yok. 

Ne mülteciler, ne bizim ülkenin insanı fazla zarar görmeden düzenli bir şekilde bu insanları kendi ülkelerine göndermenin yolunu acilen bulmamız gerekiyor.

Her şey çığırından çıkmış durumda…

Bu problemi çözemezsek uzun yıllar bunu bir problem olarak konuşuyor olacağız…

Ülkenin insanı, gençleri, öğretmeni, mühendisi, doktoru özel okullarda, özel hastanelerde özel şirketlerde asgari ücretle açlık sınırında yaşamaya mahkum edilecek,  gençlere rahat bir çalışma ortamı yaratamayacaksınız ama mültecilere 90 milyar dolar harcayacaksınız.

Bunu ne bir din, ne bir vicdan ne bir insan kabul edemez…

Avustralya hükümeti Djokovic meselesini bir çırpıda çözdü…

Bastı tekmeyi, bir daha da 3 sene bu ülkeye gelme dedi.

Peki biz bu mültecileri ülkelerine ne zaman göndereceğiz?

 

Muzaffer KUZU

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.