a

Türkiye’de Sporun Yönetimi…

Türkiye’de  Sporun  Yönetimi… 1/2

Türkiye’de Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından planlanan, düzenlenen ve yürütülen Spor, çok önemli bir kamu hizmeti ve ülkemizin en büyük sivil toplum organizasyonudur.

Sporun her birey üzerindeki sayısız olumlu etkisi ve bir bütün olarak toplum üzerindeki uzun vadeli değerli etkileri nedeniyle, spor yapılarının güçlendirilmesi ve çerçeve koşullarının iyileştirilmesi, ülke yönetimi için seçilenlerin ve yönetime talip olanların öncelikli milli meselesi olmalıdır.

Ülkemizde sporun teorisini

bir tüzel varlık olan – DEVLET – belirler,

tüzel kişiliğe sahip olan – SİYASİ PARTİLER – genişletir, bir stratejik plan dahilinde konseptleri hazırlar ve projelendirir,

pratiğini ise seçilmişlerin/atanmışların yönettiği kurumlar temsilcilerinden

oluşan bir kurul – HÜKÜMET – gerçekleştirir. Altyapısını hazırlar, yönetmeliklerle, yasalarla yönetir ve Türkiye’de sporun her türlü sorumluluğunu taşır.

  DEVLET

„Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır” .

Ülkemizde sporun temeli ve çerçevesi, Devletin anayasa ile teminat altına aldığı şekilde belirlenir.

Bizde teminat altına alınmış mı?

Evet.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 3. Bölümünde (Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler )

IX. Gençlik ve Spor                     üst başlığında,

A-Gençliğin Korunması          kenar başlığı altında,

58.Madde ile Gençlikle ilgili görevleri ve alınması gereken tedbirleri iki cümlede;

-Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet * ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.

( * Anayasa’da müsbet yazıyor. TDK da müspet ilimler)

-Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.

ve

B-Sporun geliştirilmesi ve Tahkim               kenar başlığı altında

59.Madde de Devletin sporla ilgili sorumluluğunu ve alacağı tedbirleri, 2011 de Tahkimle ilgili ek fıkrayla birlikte dört cümle ile düzenlemiştir.

– Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.

– Devlet başarılı sporcuyu korur.

– Ek fıkra: Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.

Devlet üstüne düşeni yapmış mı?

Evet.

******

Devletin yasadaki bu tanımından memnun olmayan var mı?

40 yıldır yok…

09.11.1982 de yasalaşan bu 2 maddeden bu güne kadar, tam 40 yıldır, tüm siyasi partiler ve Hükümetler memnun.

Düşündürücü olan, 40 yıldır Hükümetler anayasanın öngördüğü gibi

“her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri”

     almış mı?

Sporu kitlelere yaymış mı?

Başarılı sporcuyu korumuş mu? sorularına verilen yanıtlar. Yanıtlarınız

evet ise, soru: Sporda Avrupa ve Dünya’da neden çok gerilerdeyiz?

Hayırsa, 40 yıldır Hükümetler ve siyasi Partiler neden ödevlerini yapamadılar?

Söz konusu olan, Anayasanın 3. Bölümündeki (Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler)

Vatandaşların değil, sorumluların ödevleri…

******

58.Maddede “Spor sözcüğü” , 59. Maddede ise “Gençlik” sözcüğü hiç kullanılmamış.

Ancak, birbiriyle ilişkisi olmayan çok önemli bu iki hizmet alanı ’’Gençlik ve Spor Bakanlığı’’ kurumunda bir araya gelmiş.

58.maddeyi ‘’Genç’’ yerine ‘’vatandaş’’ sözcüğünü koyarak tekrar okuyun, hiç yadırgamayacaksınız.

Madde 58  sadece gençlere özelmiş gibi yazılmış olsa da, aslında tüm vatandaşlara sunulması gereken bir hizmet…

Türkiye’de 12-24 yaş grubundaki bireyler “Genç” olarak tanımlanıyor. Ancak 18 yaşından itibaren seçme ve seçilme hakkı verdiğimiz 18-24 yaş aralığındaki bireyler genç olarak tanımlanmış olsalar da kendisi, toplum ve ülkesi için sorumluluk taşıyan, ne yapabileceğini ve ne yapmaması gerektiğini bilen yetişkin vatandaşlardır.

******

Bu iki gruba (Spor hizmetleri ve Gençlik hizmetleri) 5-15-25 milyon kadar nüfusu olan ülkelerde Gençlik ve Spor altında tek bir kurumla hizmet götürebilirsiniz.

Ancak bunu Türkiye gibi 769.632 kilometrekarelik bir alanda 86 Milyonluk nüfusla tek bir kurumla yapmak sağlıklı sonuç vermez. Vermiyor da…

Yapılanmanın

Spor Bakanlığı,

ve uygun bir bakanlığa bağlı olarak

Gençlik İşleri Genel Müdürlüğü 

olarak yeniden düzenlenmesi,  hem hizmet götürülecek hedef gruplar için hem de iki kurumun da stratejik planlarına uygun olarak kendi nihai hedeflerine ulaşabilmeleri için çok önemlidir,

Türkiye için ideal bir yapılanmadır.

Türkiye’de iyi planlanmış bir Spor Sistemi yoktur. Bunu tüm sporseverler, aslında yöneticiler de, fark ediyor ve hep birlikte yaşıyoruz.

Eğer, Euro Leaque şampiyonu olduk diyorsanız, kupa 4 USA, 2 Fransız, 1 Sırp, 1 Hırvat, 1 Alman basketbolcuyla alındı ve bu kupayı üstelik hiç sıkılmadan tam kadro „Bütün umudum gençliktedir!” diyen Atatürk’ün huzuruna Anıtkabir’e götürdüler.

Eğer, defalarca Avrupa ve Dünya şampiyonu olduk diyorsanız, Dünyanın en iyilerinden Gabi, Haak, Hackley, Ogbogu, Larson, Boskovic, Adams, Ognjenovic’ li kadrolarla, ikisi de İtalyan olan antrenör Giovanni Guidetti ve Massimo Barbolini ile oldular.

Eğer, Avrupa Atletizm şampiyonasında 4 altın, 5 gümüş, 3 bronz madalya aldık diyorsanız, 12 madalyanın 10 unu Kenya, Jamaika, Etiyopya, Ukrayna, Küba, Güney Afrika ve Azerbaycanlı olan takımla aldık.

Kadın Basketbol milli takımında Holingsvorth yerini Kiah Stokes’a, erkek milli takımında Ali Muhammed (Bobby Dixon) Shane Larkin’e devretti. Hepsi Amerikalı

Örnek çok…

Başka ülkeler de takımlarında yabancı oynatıyor diyenler var.

Doğru, da bunu diyenler Avrupa da son 20 yıldır doğum oranının çok düşük olduğunu ve eğitecek çocuk bulamadıklarını da biliyorlar mı?

Doğum oranı AB ortalaması 7.2,  Türkiye 17.3

Bu rakamı hemen her yazıda üzülerek veriyorum, eğitilecek  07-17 yaş grubunda,

“BİZ de varız, buradayız, BİZ de yetenekliyiz’’ diye gözlerimizin içine bakan,                           

 13 Milyon 852 bin 414 çocuğumuz

                           Resim1

 varken, geçici olarak sınırlanması gerekirken, yüzlerce ikinci kalite sporcuya milyonlarca döviz vermek niye?

Basketbol, voleybol, atletizm ve diğer branşlarda o yabancıların başarılarına, elbette sevinilir, emek verilmiş, ama gurur duymak farklı bir şey neden ve ne yaptığınız için bu başarılarla GURUR duyuyorsunuz?

İnançla, özveriyle çalışan ve başarılı olan sporcularımız söylediklerimi umarım yanlış anlamazlar. Onların her zaman yanındayım ve eminim onlar da benim gibi düşünüyordur “yerli ve milli

 

Başkaları çocuk bulamıyor, biz olanı yetiştiremiyoruz, eğitemiyoruz…

Bu yüzden, Türkiye’de sporun yeniden yapılanmasından bahsedenler bir kere daha düşünmeli.

Neyi yeniden yapılandıracaksınız?

Türkiye’de var olan spor sıfırlanıp, sağlıklı işleyen, üretken, sürdürülebilir bir sistemle yeniden başlatılmalıdır.

Bu değişim artık Patron meselesi olmuştur…

Sayın Cumhurbaşkanımız bizzat ilgilenmezse kaç yasa daha çıkarsa çıksın Türk sporunda ciddi bir değişim/gelişim olacağını sanmıyorum.

Tekraren söylemek lazım, Türkiye’nin bekası sporun planlanmasıyla çok yakından ilişkilidir.

Doğru planlanması hem Türk Sporunun geleceği hem de uzun vadede sağlıklı, dinamik ve üretken nesillere sahip olmak için kaçınılmazdır.

******

Türkiye’de sporun yönetimi üçlüsünden DEVLET le ilgili kısmı, fazla detaya girmeden böyle.

Geriye kalan SİYASİ PARTİLER ve HÜKÜMET bölümünü haftaya paylaşacağım sizlerle.

Bakalım onlar neler planlamış. Bu kadar önemli ve ciddi bir konuda çalışan ‘’muhtemelen’’ spor uzmanlarından oluşan SPOR KONSEYLERİ  Türkiye’nin  yarınları için neler üretmiş…

 

https://www.linkedin.com/in/hüseyin-kutay-33babb8b/

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.